Ayrılık Aşk Acısına Mahkum mudur?

0

Doğanın kanunudur doğmak, yaşamak ve ölmek. Peki doğumunu, heyecanlı bir bekleyiş ve büyük bir coşkuyla kutladığımız aşkımızın da yaşaması ve ölmesi muhtemel değil midir? Elbette ki sonu olmayan yoktur evrende; son bulmaz dediğimiz aşkların da, aşk acısının da sonu vardır. Evrende ne sonsuz ki kendi dahi bir sona mahkumken…

Peki ayrılık aşkın acısına mahkum mudur, hayır bu durum kabul edilemez ruhsal bir bunalımdır. Son bulan aşk acısı özgürlüğün ta kendisidir, eğer yolunda gitmiyorsa bir şeyler ve yolunda gitmesi için çaba sarf ediliyorsa ve yolunda gitmeyen şeyler tüm bu özveriye rağmen düzelmiyorsa ilişki, işte o zaman asıl mahkumiyet vardır, ayrıca ayrılıkla belki de bu kelepçeden kurtulmak en iyisi olmuştur. Ancak alışmışlığın verdiği bağımlılıktan dolayı, ayrılığı acıya mahkumiyet gibi algılarız; yapmanız gereken tek şey, hayatın sadece “O”ndan ibaret olmadığını kabul etmeniz ve etrafınızda onlarca bağımlısı olabileceğimiz onca güzelliğin varlığını benimsemenizdir. Aslında önemsediğimiz şeyleri azaltmamızdan dolayı üzülmek kalıyor bize, halbuki; bahar geliyorsa hele ki  o dondurucu soğukların yerini ılık meltemler efil efil eserek alıyorsa, kuşlar böcekler bıcır bıcır ötüyor ve size baharın neşesini fısıldıyorsa; acı, keder olmamalı ve çekmeye değmeyecek aşk acısı da olmamalı…

fft99_mf4730962

 

Mutluluk, huzur ve kendimizi sevmek olsun gayemiz. Kendinizi daha çok önemseyin ayrılığın ardından aşk acısı değil de metanetli ve dimdik duracak olan kişiliğinizi ortaya koyun ve yüzünüzdeki gülümsemeye sahip çıkın; sizi en mutlu edecek kapılar nasıl da ardına kadar açılacak…

CEVAP VER

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.